

Şam Uluslararası Fuarı ve beraberindeki diplomatik ve ekonomik temaslar, aslında Türkiye açısından yeni dönemin önemli işaretlerini taşıyordu
Geçtiğimiz hafta Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat liderliğinde, Türkiye İhracatçılar Meclisi koordinasyonunda Suriye'nin başkenti Şam'da gerçekleştirilen programları yakından takip ettim.
Siyaset
Ticaret bakanı Prf.Dr.Ömer Bolat’ın Ticaret bakanlığına kazandırdığı dinamizmi ayakta alkışlamak lazım.
Diğer yandan bakanlıkla ikili temaslarda başarı gösteren TİM başkanı Mustafa Gültepe'yi organizedeki başarısı nedeniyle tebrik ediyorum.
Şam Uluslararası Fuarı ve beraberindeki diplomatik ve ekonomik temaslar, aslında Türkiye açısından yeni dönemin önemli işaretlerini taşıyordu. Çünkü 15 yıllık savaşın ağır yıkımını yaşayan Suriye'nin önündeki en büyük meselelerden biri artık yeniden yapılanma ve ekonomik kalkınma.
Burada Türkiye'nin, Türkiye içinde de özellikle Gaziantep'in ayrı bir yeri var.
Şam'daki temaslarda Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı #FatmaŞahin'in yanı sıra Gaziantep Sanayi Odası Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu ve iş dünyasının önemli temsilcileri dikkat çekti.
Çünkü Gaziantep'in Suriye'ye bakışı diğer şehirlerimizden farklıdır.
Halep ile Gaziantep'i sınırlar ayırmış olabilir ama tarih, ticaret ve kültür hiçbir zaman birbirinden koparmadı.
Bu nedenle yıllardır söylediğim sözü bugün yeniden ifade etmek istiyorum:
Halep Gaziantepsiz, Gaziantep Halepsiz olmaz.
Suriye'nin yeniden yapılanma süreci doğru yönetilirse Gaziantep açısından tarihi bir ekonomik fırsata dönüşebilir.

Önümüzdeki dönemde Suriye'nin konuttan altyapıya, enerjiden ulaşıma, sanayiden sağlığa kadar çok büyük yatırımlara ihtiyacı olacak. Türkiye'nin üretim ve müteahhitlik tecrübesi burada önemli bir avantajdır. Gaziantep ise sanayi gücü ve coğrafi yakınlığı nedeniyle bu sürecin doğal merkezlerinden biri olabilir.
Gaziantep ile Halep arasında güçlü bir ekonomik ve lojistik koridor neden kurulmasın?
Kara yolu ve demiryolu bağlantıları güçlendirilerek iki şehir arasındaki ticaret neden çok daha ileri taşınmasın?
Hatta Gaziantep'in organize sanayi tecrübesinden yararlanılarak Halep'te ortak sanayi bölgeleri oluşturulması neden düşünülmesin?
Bugün artan maliyetler nedeniyle tekstil başta olmak üzere bazı sektörler Mısır ve Afrika ülkelerine yöneliyor. Güvenlik ve hukuki altyapının sağlanması hâlinde yarının Suriye'si Türk yatırımcıları açısından önemli bir üretim merkezi olabilir.
Şam'da Adil Sani Konukoğlu'nu oldukça yorgun gördüm. Ancak onunki üretmenin, yatırım yapmanın ve istihdam oluşturmanın yorgunluğuydu.
Konukoğlu Türkiye'nin kolay kazancı kur korumalı faiz kazanmayı değil, üretmeyi yorulmayı seçen biri.
Adil Konukoğlu gibi sanayicilerin kıymetini bilmek gerekiyor.
Fatma Şahin'i de milletvekilliği döneminden beri tanırım. Gaziantep için ortaya koyduğu çabayı ve Şam-Halep temaslarını önemsiyorum.
Ancak bundan sonrası ziyaretlerden daha fazlasını gerektiriyor.
Gaziantep'in belediyesi, sanayi ve ticaret odaları, ihracatçıları ve iş dünyası bir araya gelerek şimdiden bir “Gaziantep-Halep Ekonomik Vizyonu” hazırlamalıdır.
Çünkü Suriye'de şartlar normalleşip uluslararası sermaye yeniden yapılanmaya yöneldiğinde bölgeye dünyanın dört bir yanından şirketler gelecektir.
Gaziantep o gün hazırlanmaya başlayan değil, bugünden hazırlığını tamamlayan şehir olmalıdır.
Gaziantep'e boşuna “Doğu'nun İstanbul'u” denilmiyor.
Bu şehir üretmeyi, ticaret yapmayı ve fırsatı görmeyi biliyor.
Şimdi önünde yeni ve tarihi bir kapı var.
O kapının adı Halep'tir.
Bir asır önce çizilen sınırlar iki şehri birbirinden ayırmış olabilir.
Ama coğrafyanın ve ekonominin söylediği gerçek değişmedi:
Halep Gaziantep’siz, Gaziantep Halep’siz olmaz.
Zeynel Abidin Kıymaz
Tüm Yorumlar