

Baş dönmesi denildiğinde çoğumuzun aklına ilk olarak iç kulak problemleri gelir. Oysa denge sistemimiz yalnızca iç kulaktan gelen bilgilerle çalışmaz. Görme sistemi, vestibüler sistem ve boyun bölgesinden gelen duyusal bilgiler, beynimizin vücudumuzun uzaydaki konumunu anlamlandırmasında birlikte rol oynar.
Bu nedenle bazı kişilerde boyun ağrısı, sertliği veya hareket kısıtlılığı ile birlikte ortaya çıkan baş dönmesi ve dengesizlik şikâyetleri görülebilir. Bu tablo literatürde servikojenik dizziness olarak ele alınmaktadır. Ancak servikojenik vertigo ifadesi kullanılırken önemli bir noktanın altını çizmek gerekir: Bu şikâyetlerin boyundan kaynaklandığını söyleyebilmek için diğer olası vestibüler, nörolojik ve görsel nedenlerin dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
Boyun ile denge arasındaki bağlantı
Boyun bölgesindeki kas, eklem ve diğer duyusal yapılardan beynimize sürekli olarak bilgi taşınır. Bu bilgiler başımızın ve boynumuzun pozisyonu hakkında merkezi sinir sistemine veri sağlar.
Boyun bölgesindeki ağrı, hareket kısıtlılığı veya duyusal girdilerdeki değişikliklerin vestibüler ve görsel bilgilerle uyumsuzluk oluşturabileceği düşünülmektedir. Bu durum bazı kişilerde dengesizlik, sersemlik, başta hafiflik veya hareketle tetiklenen rahatsızlık hissi şeklinde kendini gösterebilir.
Bu nedenle yalnızca “baş dönüyor” şikâyetine odaklanmak yerine boyun–göz–vestibüler sistem–denge ilişkisini birlikte değerlendirmek daha doğru bir yaklaşım olabilir.
Peki tedavide yalnızca boynu mu çalıştırmalıyız?
Asıl önemli nokta burada başlıyor.
Servikojenik vertigo/dizziness şikâyeti olan bir kişide yalnızca boyun bölgesine müdahale etmek her zaman yeterli olmayabilir. Kişinin boyun hareket açıklığı, ağrı düzeyi, kas kontrolü, eklem pozisyon duyusu, göz-baş koordinasyonu, postüral kontrolü ve vestibüler sistemle olan etkileşimi birlikte değerlendirilmelidir.
Araştırmalar, manuel terapinin servikojenik dizziness semptomlarında ve boyun fonksiyonlarında iyileşme sağlayabileceğini göstermektedir. Manuel terapi ile egzersizin birlikte kullanılmasının dizziness, boyun ve denge semptomlarında faydalı olabileceğine işaret eden çalışmalar da bulunmaktadır; ancak özellikle kombine yaklaşıma ilişkin kanıtların kesinliği hâlâ sınırlıdır.
Bütüncül rehabilitasyon burada devreye giriyor
Benim yaklaşımımda amaç yalnızca boyundaki ağrıyı azaltmak değil, kişinin denge sistemini yeniden organize etmesine yardımcı olmaktır.
Bu doğrultuda kişiye göre:
Bu yaklaşımın temelinde tek bir bölgeyi değil, birbirleriyle sürekli iletişim halinde olan sistemleri birlikte ele almak vardır.
Her boyun ağrısı servikojenik vertigo değildir
Burada özellikle altını çizmek istediğim bir konu var.
Boyun ağrısı olan her kişinin baş dönmesi boyundan kaynaklanmaz. Benzer şikâyetler BPPV, vestibüler migren, diğer periferik vestibüler problemler, merkezi sinir sistemi kaynaklı durumlar ve farklı sağlık sorunlarında da görülebilir. Bu nedenle doğru değerlendirme, tedavinin en önemli basamaklarından biridir.
Baş dönmesini yalnızca bir “boyun problemi” olarak görmek yerine; vestibüler sistem, görme, boyun duyusu ve postüral kontrol arasındaki ilişkiyi değerlendirmek çok daha kapsamlı bir bakış açısı sunar.
Sonuç: Denge tek bir sistemin işi değildir
Servikojenik vertigo bize önemli bir şeyi hatırlatıyor:
Denge, tek bir organın değil; beynin farklı duyusal sistemlerden gelen bilgileri bir araya getirme becerisinin sonucudur.
Bu nedenle tedavide de yalnızca tek bir noktaya odaklanmak yerine kişinin ihtiyaçlarına göre boyun rehabilitasyonu, egzersiz, proprioseptif çalışmalar, vestibüler rehabilitasyon ve denge eğitimini bir araya getiren kişiye özel, bütüncül bir yaklaşım değerlendirilebilir.
Çünkü bazen dengeyi yeniden kazanmanın yolu, yalnızca baş dönmesine değil, baş dönmesini oluşturan tüm sistemi anlamaya çalışmaktan geçer.
Tüm Yorumlar